Koronovirüs Bize Ne Yaptı?

5 Şubat 2021 by Mia Yaşam Merkezi
miayasam-merekezi-korono-virüs-bize-ne-yapti.jpg

Salgınla geçen yaklaşık on ay… Bu virüsün yarattığı akut dönem komplikasyonları çok ciddi ölümlere neden oldu. İlk olarak solunum yollarını etkilediğini düşündüğümüz virüs, sonrasında gördük ki tüm sistemleri etkileyebiliyor.

Hollanda’da yapılan bir araştırma ile, çoğu hastanede tedavi gerektirmeyen hastalarda iyileştikten üç ay sonra bile günlük hayatlarını etkileyecek halsizlik ve nefes darlığı gibi şikayetleri sürdüğünü göstermişti.

Ayrıca birçok tedavi biriminden tedavisi tamamlanıp alkışlarla taburcu edilen birçok hastada bir daha görülmeyeceği sanılıyordu.  Sadece hastanede tedavi görenlerde değil, bu hastalığı evde atlatanlar da yeniden ortaya çıkan ve süren semptomlar yaşıyor. Aylar önce hasta olan kişiler normal hayatlarına devam etmekte zorlanıyor.

2003’te yine koronavirüsü ailesinden Sars hastalarında yapılan araştırma neredeyse yarısının kronik halsizlik ve başka uzun süreli semptomlar yaşadığını gösterdi. Dolayısıyla bu aynı soydan gelen kurnaz akrabasının da benzer özellikler göstermesi bir sürpriz olmaz.

Bu hastaların neden böyle uzun süreli sorunlar yaşadığını henüz anlamıyoruz. Ebola atlatanlarda gözlemlediğimiz gibi virüsün vücutlarından gitmek bilmemesi nedeniyle devam eden semptomlar yaşanması mümkün. Bazı hastaların haftalar sonra bile testi pozitif çıkabiliyor. Bu muhtemelen antijen testinin virüs kalıntılarını tespit etmesinden kaynaklanıyor. Eğer öyleyse bu virüs kalıntıları devam eden bağışıklık tepkisine neden olabilir, bu da bu semptomlarını açıklar.

Ancak bu hastaların ilk enfeksiyona uzun ve abartılı bir bağışıklık tepkisi gösteriyor olma ihtimali daha yüksek.

Bu pandemi sonlandığında koronavirüsün bizlere neler yaptığını göreceğiz. Ancak yarattığı gürültülü klinik ve sonrası bir immobilizasyon sürecine neden olmakta.

İMMOBİLİZASYON NEDİR?

Yatak istirahati çok eski yıllardan beri kullanılan bir tedavi yöntemidir. Bununla birlikte aktivite ve egzersizin sağlıklı yaşamın anahtarı olduğunu bilmekteyiz. İkinci Dünya savaşı yıllarında hastanelerde yatakların kısıtlı olması, hastaların hastaneden erken taburcu olmasına dolayısıyla istirahat döneminin kısa olmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda komplikasyonların daha az olduğu ve iyileşmenin daha hızlı olduğu tespit edilmiştir.

Uzun Süreli İmmobilizasyon Nelere Neden Olur?

Kas-İskelet Sistemi Sorunları:

Uzun süreli immobilizasyonun en belirgin etkisi kas gücü ve dayanıklılığında azalmadır. Tam istirahat halinde bir kas, gücünün %1-1.5’ini günde, %10-15’ini haftada kaybeder. İmmobilizasyonun 3 ila 5. haftasında normal kas gücünün yarısı kaybedilir. En çok etkilenen kaslar alt ekstremite ve yerçekimine karşı çalışan kaslardır. Kullanılmamaya bağlı kas güçsüzlüğünün iyileşme hızı, kayıp hızına göre daha düşüktür. Bu durumda kas güçsüzlüğünün geri dönüşü, submaksimal ( maximumun %65-70’i) egzersizle haftada % 6 oranında düzelir. Ancak her gün birkaç dakikalık maksimum germe ve istemli kas kontraksiyonu ile kas gücü kaybı engellenebilir.

Ayrıca, eklem etrafındaki yumuşak doku, tendon, ligaman, kas ve eklem yapısındaki kısıtlanma ile gelişen pasif eklem hareket açıklığının anormal kısıtlılığı da kontraktürlere yol açar. Hareket azalınca kollajen lifleri sertleşir, liflerin boyu kısalır. Mevcut kollajenin yeni bağlantılar yapması ve tip 1 kollajenin anormal birikimiyle eklemelerde yapışıklıklar görülür.

Hasta uzun süreli yatağa bağımlı kalırsa, bası yaraları gelişir. Bu nedenle yatağa ya da tekerlekli iskemleye uzun süre bağımlı kalan kişilerde yatak malzemesi, pozisyonlama ve hareket programı düzenlenmelidir.

Yine bilinmektedir ki, uzun istirahatler kemik kütlesi kaybına da neden olmaktadır. Kemiğin yapısı ve yoğunluğu, kemiğe etki eden kuvvetlere bağlıdır. İmmobil kişilerde ilk 12 haftada hızlı kemik kaybı olmaktadır.

Kalp-Damar Sistemi Sorunları:

İmmobilizasyonda sempatik sinir aktivitesine bağlı olarak kalp atım hızı artar. Kalp hızında artma, kalp rezervinde azalma, ortostotik, hipotansiyon, ve venöz göllenmeye neden olur. Diastolik dolma zamanı azalır, koronerlerin beslenmesi bozulur. Kardiyak output, sol ventrikül fonksiyonu azalır. Venöz göllenme  venöz tromboz ve emboli riskini artırır.

Solunum Sistemi:

İmmobilizasyon süresince solunum kaslarının gücünde de azalma olur. Dakika solunum hacmi azalır. Azalmış kapasiteyi artırmak için solunum sayısı artar. Aolunum kaslarının zayıflamasıyla, sekresyonların atılması da zorlaşır. Atelektazi, pnömoni riski artar

Endokrin Sistem Sorunları:

Bazal metabolik hız azalır. ADH hormon, aldesteron, kortizon gibi hormon seviyeleri artar. Protein yıkımı olur, glikoz intoleransı gelişir. Kemiklerden kalsiyum kaybı olur. Kan kalsiyum düzeyi artar.

Üriner Sistem Sorunları:

Hiperkalsemi ,üriner göllenme ve üriner enfeksiyonlar nedeniyle böbrek ve mesane taş riski artar.

İMMOBİLİZASYONUN OLUMSUZ ETKİLERİNİ ÖNLEME-AZALTMA STRATEJİLERİMİZ NELER OLMALI?

  • İmmobilizasyon süresini minimize etmek
  • Kesinlikle gerekli değilse tam yatak istirahatinden kaçınmak
  • Hastayı, yataktan sandalyeye transfer ederken 30-60 saniye ayakta tutmak
  • Günlük giysilerinin giyilmesi için hastayı motive etmek
  • Yemeklerini yatakta değil mesada yemeleri için motive etmek
  • Hastanede-evde belirli noktalara yürümek için motive etmek
  • Hafta sonları ve geceleri hastane dışına çıkmak için motive etmek
  • Gereğinde psikolojik destek-iş uğaşı tedavisi düzenlemek
  • Günlük eklem hareket açıklığı egzersizlerini bakımın temel bölümlerinden biri olarak uygulamak

 

Dr. Ayşe KEMİKSİZOĞLU
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı





Sosyal Medya


miayasammerkezi


@miayasammerkezi


@miayasammerkezi



Hizmetlerimiz




Tanıtım Videomuz


Copyright © 2020 Mia Yaşam Merkezi | Her Hakkı Saklıdır.